KOMPLİKASYON VE MALPRAKTİS AYRIMI

3 Kasım 2015
160 yorum

KOMPLİKASYON – TIBBİ MALPRAKTİS AYRIMI

Tıbbi hata, tıbbi malpraktis, komplikasyon, ihmal, meslek ve sanatta acemilik, vb. kavramlar tıp ve hukuk bilimlerinde sık tartışılan konulardır. Hekim, diş hekimi, eczacı, hemşire, ebe, sağlık memuru, diyetisyen, psikolog, çocuk gelişimcisi, fizyoterapist, biyolog, röngen teknisyeni, ameliyathane teknisyeni, laboratuar teknisyeni ve diğer sağlık hizmetleri çalışanlarını etkileyen bu kavramlar üzerinde ne yazık ki çok fazla tartışmalar yapılmamaktadır.

Burada bu kavramları yeniden gözden geçirilecektir.

  1. A) KOMPLİKASYON

 

“Komplikasyon” un kelime tanımlanmasında tam bir kafa karışıklığı vardır ve tanım bir  “komplikasyon” halini almıştır.

 

Komplikasyon için yapılan değişik tanımlamalar içinde üst sıralarda yer alan iki tanım vardır.

 

  1. “Tıbbi tedavi veya cerrahi girişim sonrasında ortaya çıkan herhangi bir hoşa gitmeyen durum”

 

  1. “Hastanın hastalığı sırasında veya hastalığın tedavisi sırasında beklentilerin dışında ortaya çıkan gelişme”

 

Bu iki tanım irdelendiğinde her iki tanımında kendi içerisinde yetersizliği olduğu bellidir. ( Bu yetersizlik konuları “Cerrahi Hekimlerinde Hukuki Sorumluluk isimli kitapta tartışılmıştır)

Komplikasyon tanımı yapılması sırasında yukarıdaki tanımda yer almayan ancak kullanılması ve dikkate alınması gereken başka hususlarda vardır.

Bunlar;

         Komplikasyon olarak kabul edilen “olay” değişmez kural değildir. Cerrahi teknik ve donanımların gelişmesi ile eskiden kaçınılmaz olan etkiler bugün cerrahi komplikasyon (istenmeyen sonuçlar) olarak kabul edilmektedir.

“Kabul edilemez kavramları komplikasyon olarak değerlendirdiğimiz zaman komplikasyon tanımında alarm zillerinin çalmasına neden oluruz.” Eğer bir işlemde binde bir başarı şansı varsa başarılmasını beklemek mantıksızdır ve böyle bir başarısızlığı cerrahi komplikasyon olarak kabul etmememiz gerekir. Biz bunu kaçınılmaz sonuç olarak değerlendirmeliyiz. Eğer bir işlemde onda dokuz başarı şansı varsa bunu tersi de doğrudur.  Bir beklentinin mantıklı olduğuna karar vermek zordur. İki uç arasındaki olasılık azalır.

“Tedbirsizlik, dikkatsizlik ve ihmal sonucu ortaya çıkan istenmeyen durumlar (kötü tıbbi uygulama sonuçları)komplikasyon tanımı içerisinde yer almalımı?”  Cerrahi veya tıbbi işlem sonrası ortaya çıkan istenmeyen  her sonuç komplikasyon olarak tanımlanırsa  önemli etik sorunlar ortaya çıkar. Bu nedenle komplikasyon ve malpraktis kavramları dışında sekel ve tedavinin yetersizliği kavramlarını da cerrahi tedavi sonrası istenmeyen sonuçlar içerisinde irdelemek gerekir.

Bir tıbbi girişim sonrasında oluşacak istenmeyen sonuçları 5 ana başlıkta toplamamız uygun olur.

  1. Komplikasyon,
  2. Sekel, Yapılan tıbbi girişim sonunda oluşan sekel, tedavinin doğasından kaynaklanır, cerrahi bir işlemden sonra skar dokusunun oluşması, total tiroidektomiden sonra hastanın hipotiroid olması veya amputasyon sonucu kişinin yürüyememesi bir sekeldir.

 

  1. Tedavinin yetersizliği, Yapılan tedavi sonrasında hastanın durumunun değişmemesi (erken dönemde oluşan nüks fıtık, yetersiz tümör rezeksiyonu vb.) bu grup içerisine girer.
  2. Önlenebilir tıbbi hata, Genellikle sistem düzeyinde bir problem sonucunde gelişir ve sağlık çalışanını olumsuz bir durum yaratmaya yatkın hale getirir. Bu tip hatalarda sıklıkla aynı duruma farklı doktoru veya sağlık çalışanını yerleştirdiğimizde hata tekrarlanır. Bu durum bir malpraktis olarak kabul edilemez.
  3. İhmal, malpraktis olarak değerlendirilmelidir.

 

Ameliyat öncesi ortaya çıkması beklenen kötü durumdan hastanın bilgi sahibi olması lazım mı?”  Tanımda mutlak olması gereken, hastanın ameliyat öncesi ortaya çıkabilecek kötü durumu bilmesi ve buna rağmen rıza göstermesidir.

 

Ameliyat ile direkt ilişkisi olmayan durumlar Cerrahi komplikasyon kabul edilmeli mi?” Tiroidektomi ameliyatından 3 gün sonra gelişen pulmoner emboli cerrahi komplikasyon kabul edilmeli mi?  Cerrahi işlem ile direkt ilişkisi olmayan durumlar Cerrahi komplikasyon sınıflaması içerisine sokulmamalıdır.

 

Sonuç olarak yukarıda sözü edilen konular dikkate alındığında Komplikasyon aşağıda belirtildiği şekilde tanımlanmalıdır.

 

Hastanın hastalığı sırasında veya hastalığın cerrahi tedavisi sırasında

  • Günümüzde kabul edilebilir,
  • Cerrahi ve yapılan tedavi ile direkt ilişkili olan,
  • Hastayı etkileyen,
  • Sekel, yetersiz tedavi ve ihmal eylemleri haricinde yer alan ve
  • Tıp literatüründe beklenti oranı düşük olarak, ortaya çıkabilen ve
  • Hasta tarafından bilinen istenmeyen durumlara komplikasyon

tanımı içerisinde yer verilmelidir.

 

  1. B) TIBBİ MALPRAKTİS

 

Malpraktis ne yazık ki hekimler üzerine kalmış bir kelimedir. Gerçekte bu yanlış bir durumumdur, çünkü  malpraktis tanımı “ Profesyonel bir kişinin,  yaptığı iş sırasında genel kabul görmüş standartlara  uymaması sonucunda ortaya çıkan ihmal sonucu bir kişinin zarar görmesi” olarak tanımlanır.  Bu tanımdan anlaşılacağı üzere bir meslek tanımlaması yoktur. Bir hakimin, avukatın, mimarın ve diğer profesyonel meslek sahibi herkesin  yukarıdaki tanımlamaya göre ortaya çıkan istenmeyen durumda “malpraktis”  eylemi ile suçlanma durumu vardır, dolayısı ile doktorluk mesleği ile diğer meslek grupları arasında bu ayrımı yapmak gerekmez. Ancak malpraktis deyimi ile ne yazık ki tıp mesleği anlaşılmaktadır. Bu ayrımın yapılabilmesi için hem tıbbi literatürde hem de hukuk bazında özel konumundan dolayı  tanım “Tıbbi Malpraktis”   olarak yapılmaktadır.

 

Tıbbi malpraktisin tanımında, komplikasyonda yaşanılan sıkıntı mevcut değildir. Türk Tabipler Birliğinin yaptığı “Bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ilgisizlik nedeni ile hastanın zarar görmesi” şeklinde yapılan tanım çok genel bir bakış açısı getirir iken, Dünya Tabipleri Birliği’nin 1992 yılındaki 44. Genel Kurulu’nda tıbbi uygulama hataları “hekimin tedavi sırasında standart uygulamayı yapmaması, beceri eksikliği veya hastaya tedavi vermemesi ile oluşan zarar” olarak tanımlanmıştır

 

Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan ve daha sonra gündemden kaldırılan Tıbbi Yanlış Uygulama  (Tıbbi Malpraktis) Kanun Taslağı içerisinde Malpraktis, “ Hekim, diş hekimi, eczacı, hemşire, ebe, sağlık memuru, diyetisyen, psikolog, çocuk gelişimcisi, fizyoterapist, biyolog, rongen teknisyeni, tıbbi fizikçi, laboratuvar teknisyeni, protezci, diş teknisyeni, sünnetçi ve diğer sağlık hizmetleri çalışanlarının standart uygulamayı yapmaması, beceri eksikliği veya hastaya tedavi vermemesi ile oluşan zararlar “ olarak tanımlanmıştır.

 

Tıbbi malpraktis, komplikasyon ve önlenebilir tıbbi hataların ayrımının iyi yapılması gerekir.

 

Önlenebilir tıbbi hata, genellikle sistem düzeyinde bir problem sonucunda gelişir ve sağlık çalışanını olumsuz bir durum yaratmaya yatkın hale getirir. Bu tip hatalarda sıklıkla aynı duruma farklı bakım veren kişiyi (hemşire, doktor vb.) yerleştirdiğimizde hata tekrarlanır. Malpraktisin önlenebilir tıbbi hatadan farkı, malpraktiste bireysel kusur daha ön plandadır ve hata sistemde bulunan işleyişteki bir soruna bağlı değildir.

 

Bir cerrahın yaptığı işlemin malpraktis kabul edilebilmesi için hukuken şu kapsamlar içerisinde olması lazımdır. İhmal, Kusur, Tedbirsizlik ve Dikkatsizlik,  Meslekte Acemilik, Emir ve yönetmeliklere uymama. Bu durumların tanımları birbirine yakın olmasına ragmen yapılan bir işlemin malpraktis kapsamında olup olmadığını değerlendirmek için bu tanımlardan birinin içerisine mutlaka yerleştirmek gereklidir.

 

aliriza

Your Turn To Talk